yazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2016 Pazartesi

HARİTANIN YIRTILAN YERİ









 YAZAR:CEZMİ ERSÖZ
 KİTAP:HARİTANIN YIRTILAN YERİ
 YAYINEVİ: GENDAŞ KÜLTÜR
 SAYFA SAYISI:168 
 KİTAP ÜCRETİ:10 TL


                              
      





                                             === KİTABI ÖZETLERSEK===


     Yıllar sonra hapisten çıkan genç adamlardan biri, dışarıya göre ''hücresinin daha iyi olduğunu ''söylüyor,bir başkası , ''sanki her şey düşman ama ortada düşman yok'' diyordu.Bir başka üniversiteliye göre ''bu üniversite ortamı normalse kendi gibiler şizofren çocuklar''dı.Diyarbakır da bir öğretmen ,''devlet bizim üzerimizi kırmızı kalemle çizmiş,diye yakınıyordu.Ailesini silahlı çatışmadan koruyabilmek için pencerelerine duvar ören Cizreli bakkalın açıklaması ''güneş bizim neyimize!''idi.Şırnak ta bir öğretmen yaşadığı o felaket gecesinin ardından aklını oynatmış,''yaşasın Türk ordusu!''diye haykırarak sokağa fırlamıştı.Cizre'de,henüz bir erkek arkadaşıyla akşamüstü parkta el ele oturmamış bir genç kız ,dağlara çıkıp bir gerilla olmaktan söz ediyordu o saklayamadığı hüznüyle...
     Bir şair ''duygularımız meydan kuşatması altında'' diye şikayet ediyordu.''Bir süre sonra hiçbir şey hissetmez hale gelebiliriz.''Ve kalplerimizdeki,şehirlerimizdeki haritalar ne acı ki durmadan yırtılıyordu...Haritaların yırtılan yerinde ,o karanlık,o umutsuz ormanda küçük ve çaresiz çocuk biran önce kurtarılmayı bekliyordu.


                                               ===BANA KALANLAR===
   
      Kitabı okurken kendimi haberleri izliyormuşum gibi hissettim.Yazarımızın ele aldığı konular o kadar hassas ve o kadar insanın yüreğine dokunan konular ki benim de yüreğimi acıttı bir bakıma...
       Doğu illerinde yaşanan bu olaylar beni oldukça etkiliyor ve keşke hiç böyle şeyler yaşanmasa diyorum herkes gibi bir yandan da doğru düzgün elimden bir şey gelmiyor diye hayıflanıyorum kendi kendime...
       Kendimde bir Doğulu olduğum için birçok kere buralara gittim.Hatta buralarda yaşamanın ne demek olduğunu anlayabilmek için üniversiteyi doğuda okudum.Aslında o kadar güzel yerler ki güzelliğini anlatmakla bitiremezsiniz.O kadar candan ve o kadar iyi niyetli insanlar var ki anlattığınızda kimse size inanmaz.Gelgelelim yazarımızın anlattığı durumlarda var.Ne yazık ki terör kavramı her gün kendini gösteriyor insanlar buralarda korkarak yaşıyor.
       Her an tedbir alıyor öyle ki yaz olsun kış olsun saat 6 dan 7 den sonra dışarı çıkmıyorlar.Giyimlerine,konuşmalarına,yolda yürüyüşlerine hatta bakışlarına bile çok dikkat ediyorlar.İnsanlar canlarını koruma pahasına özgür iken maalesef fanusta gibi yaşayıp öyle hareket ediyorlar.Üzülüyorum çünkü onlar haklılar...Yazarımızın anlattığı gibi içlerinde coşan duyguları anlatamıyorlar,yaşayamıyorlar,aşkı,sevgiyi öğrenemeden kini ve nefreti öğreniyorlar.Bizler gibi kitap okumak,film izlemek,tiyatroya gitmek,bir konsere gitmek neredeyse çoğu yerlerde çok lüks hala...
      Bu kitabı okuduktan sonra en mutlu olduğum nokta kendimi özel hissettiğim noktaydı.Çünkü kar kış kıyamette sıcacık evimde oturmuş,sakince derdim tasam olmadan elimde kitabım ve sehpamda bir fincan kahveyle okuyabiliyordum.Hemde istediğim kadar beni engelleyen bana karışan kimse yoktu...

     Ne mutlu bana Rabbime Şükürler olsun diyorum.

EN UZUN GECE



      
     Ahmet Altan benim en çok sevdiğim yazardır. Hemen hemen bütün kitaplarını okudum diyebilirim ama bu kitabın yeri başkadır bende onun için de ilk bu kitabını anlatmak istedim. Umarım en kısa zamanda diğer kitaplarını ve daha nice güzel kitapları paylaşabilirim...

                                        ===KİTABI ANLATACAK OLURSAM===

        Romanımızın konusu tabi ki de aşk fakat yanında hayatımızda olmasını istemediğimiz konulara da değinilmiş.(töre cinayeti, ayrılık, ölüm)
Kitabımızın kahramanları birbirlerine deli gibi aşık iki sevgili Yelda ve Selim. Selim tarih alanında üniversitede öğretim görevlisidir. Yelda ise bir araştırma grubunda görev yapmaktadır.
Romanda kahramanlarımızın eğitim, kültür, yetişme tarzı ve fikir dünyalarının birbirinden farklı olduklarını bu farklılığın onları hem bir arada tutmasını hem de birbirlerinden uzaklaştırmasını önemli bir biçimde anlatıyor.
Yazarımız Ahmet Beyin bu kitabında duygusallığa oldukça önem verdiği ve bunu tasvirlerinde açıkça belirttiği görülüyor. Yazarımız birbirlerine tutkuyla bağlı olan bu iki insanın arasındaki ilişkiyi oldukça somutlaştırarak anlatmıştır. İlişkinin bazen yara aldığını ,bazen bu yaranın iyileştiğini ve kapanır gibi olduğunu fakat aniden bir tepkiyle birbirlerine verdikleri üzüntüden zevk alır hale geldiklerini fakat birbirlerinden asla vazgeçemediklerini anlatmaktadır. Yelda yaşadığı bu karmaşık ilişkinin farkına vararak biraz soluk almak ve daha iyi düşünebilmek için çalıştığı araştırma grubuyla Güneydoğu'ya töre cinayetlerini araştırmaya gider. Orada yeni insanlarla tanışır ve onların hayatlarını öğrenmeye başlar.
    Bu ayrılık Yelda ile Selim'in ilişkilerini tekrar gözden geçirmelerine olanak sağlamış, birbirlerinin kıymetlerini bir kez daha anlayıp yeniden ilişkilerine başlamışlardır. Telefon, internet vs. tekrar birbirlerinden haber almaya başlamışlardır.
    Fakat Yelda'nın bulunduğu bölge de terörist saldırıları artmış ve töre cinayetleri devam etmektedir. Selim Yelda için endişelenmiş ve Yelda'nın yanına gitmeye karar vermiştir. Selim aldığı ani kararla Mardin'e gitmiştir. Yelda havaalanında Selim 'i karşılamış ve arabayla yola koyulmuşlardır. Bir anda ne olduğunu anlayamadıkları bir ses duyarlar ve Yelda Selim'in yaralandığını fark eder. Selim hızla kan kaybetmiş ve fazla vaktinin kalmadığını anlayarak Yelda'ya son sözcüklerini de fısıldamıştır. Yelda şaşkınlık içinde Selim'i kaybetme korkusuyla yüzleşmiştir.
    Selim Yelda ya ''Beni çok mutlu ettin ,sende beni mutlu biri olarak hatırla der ve son nefesini verir.''
Yelda çaresizlik ve şaşkınlık içinde artık Selim'in olmadığını anlar. Ve onun için zor günlerin başladığını kabullenir.

                                                 ===BANA KALANLAR===

Ahmet Altan'ın tüm eserlerini sevdiğim gibi bu eserini de çok severek ve beğenerek bir çırpıda okudum.
Anlattıkları günlük hayatımızda sevdiğimiz, aşık olduğumuz insanlarla yaşadıklarımız adeta...Çünkü hepimiz sevdiğimiz adamlarla yada kadınlarla aynı şeyleri düşünmüyoruz, farklı yerlerden, farklı kültürlerden gelip bir şekilde birbirimizi buluyoruz buda bazen bize nefesimizin kesildiğini nefese ihtiyacımız olduğunu hatırlatıyor.
Hangimiz kaçmıyoruz ki en sevdiğimizden hangimiz kabuğumuza çekilmiyoruz...
Ve gelelim kitaptaki terör ve töre cinayetlerine...
Niye kendimizi kandıralım ki hala var ve ben nedense biteceği umutlarımı uzun bir zaman önce kaybettim.

Neyse ki sevgi sonsuz sevgi insanları birbirlerine bağlar, kaçıp gitsen de sonunda gideceğin yer yine sevdiğin ve sevgisine inandığın kişinin yanıdır.

    Ve son olarak paylaşım sitelerinde gördüğüm şu sözü yazmak istiyorum,


    '' Sensiz yaşayamam deme sevdiğin insana, seni onsuz da yaşatırım...'' çok doğru bence takdir yüce Allah'ın.

BURSA YEŞİL CAMİ & YEŞİL TÜRBE

Bahçelievler Belediyesinin düzenlemiş olduğu günübirlik Bursa gezisine katıldığım ve soluğu o çok istediğim Yeşil Cami de aldığım anı paylaş...