gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Ocak 2016 Pazartesi
22 Aralık 2015 Salı
MEVLİD KANDİLİ
Peygamber Efendimizin (s.a.v) doğduğu ev
İnsanlığın
kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz.
Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12. gecesi
doğmuştur. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir. O'nun doğduğu
gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.
Bu gece,
müslümanlar arasında yüzyıllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili
Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır.
Peygamberimizin doğum yıl dönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile
dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük
milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir
ifadesidir.
Bununla beraber, O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını
öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman
O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.
Peygamber efendimizin (s.a.v) sarığı
Peygamber efendimizin (s.a.v) su içtiği kabı
(Topkapı Sarayı Kutsal Emanetler bölümünde görülebilir.)
(Topkapı Sarayı Kutsal Emanetler bölümünde görülebilir.)
Mevlid Gecesi ve gündüzünü şöylece ihya etmeye
çalışmalıyız:
- Tövbe etmek: Bu mübarek gece kusur ve günahlarımızdan
tövbe ve istiğfarda bulunmalıyız. En azından bir tesbih
"Estağfurullah" demeliyiz. Diğer kutlu zamanlar gibi Mevlid gecesi
de, özümüze dönerek gaflet içinde geçen günlerimizi sorgulama, unutarak ve
bilmeyerek işlediğimiz hatalara tövbe edip bağışlanma dileme, kendimizi ve
irademizi yenileme zamanıdır. Tövbe, işlediğimiz hatalardan dolayı Yüce Mevla'nın
huzurunda mahcubiyet ve pişmanlık duyma, günahlara bir daha dönmemek üzere yüz
çevirme, hayatımızda yeni ve tertemiz bir sayfa açmaya karar verme demektir.
Tövbe, günahla kirlenen ruhumuzu yıkamanın ve yeniden dirilişin ifadesidir.
Peygamber Efendimizin
(s.a.v) Hırkai Şerifi
Salat ü selâm okumak: Peygamberimiz (S.A.V.)'e hiç olmazsa bir tesbih salat ü selâm okumalıyız. Can ü gönülden, "Es-salatü ve's-selamü aleyke ya Resûlallah" demeliyiz.
Salat ü selâm okumak: Peygamberimiz (S.A.V.)'e hiç olmazsa bir tesbih salat ü selâm okumalıyız. Can ü gönülden, "Es-salatü ve's-selamü aleyke ya Resûlallah" demeliyiz.
- Kur'an-ı Kerîm okumak
veya dinlemek: Böyle mübarek bir gecede yapacağımız ibadetlerin en önemlisi
Kur'an-ı Kerim'i okumak, dinlemek ve anlamı üzerinde düşünmektir. Çünkü
Kur'an-ı Kerîm Cenâb-ı Hakk'ın insanlığa son mesajıdır. O'nun iyi anlaşılması
ve uygulanması halinde insanlık mutlu olacaktır. On dört asırdan beri okunan
Kur'an, insanı dinamizme çağıran, aklın ve gönlün şifa kaynağı, ilim ve irfan
menbaıdır. O, anlaşılmak ve insanlığa rehber olmak için gönderilmiştir. Bu
itibarla sadece okumayı öğrenmekle ve okumakla yetinilmeyip içeriğinin de
bilinmesi, Kur'an'ın ne anlattığının kavranılması, hatta onun kendi hayatımıza
da yansıtılması gerekir.
- Hz. Peygamber
(S.A.V.) Efendimizin hayatını ve ahlakını okuyup iyice anlamak. Mevlid Gecesini
idrak edip ihya ederken bir de şu hususu iyice tefekkür etmemiz gerekir. Mevlid
Gecesi neden mübarek, büyük bir gece oldu? Evet neden? Çünkü Hz. Peygamber
(S.A.V.) Efendimiz bu gece dünyayı şereflendirdi de ondan… O halde bu mübarek
gecede Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz ile olan ilgi ve alakamızı,
münasebetimizi iyice gözden geçirmemiz gerekiyor. Hz. Peygamber (S.A.V.)
Efendimizin sünnetin şahsi hayatımıza, iş hayatımıza ve ev hayatımıza uygulayabiliyor
muyuz?
Peygamber efendimizin (s.a.v) ayak izi
- ALLAH' u Teâlâ'ya tam bir huşu içinde dua ve niyazda
bulunmalıyız. Çünkü dua, rahmet kapılarının anahtarı, kulluğun ruhu ve ibadetin
özüdür. Yalnızlaşan insanın sınırsız ve sonsuz kudret sahibi olan ALLAH'ın
azameti karşısında aczini kabullenmesi, O'na sığınması ve O'na yakarması, ne
isteyecekse O'ndan istemesidir. İnsanın yaratıcısına yaklaştığı en vasıtasız
andır. Dua, sınırlı, sonlu ve aciz varlık olan insanın, sınırsız ve sonsuz
kudret sahibi Rabbi ile kurduğu bir köprüdür, Mevlid-i Mutlak'ı imdada
çağırmasıdır. Dua, kulluk esprisi içinde ve sıradan isteme anlamlarının
ötesinde, ALLAH Teâlâ'nın Rablık ve ilahlık hakikatine en köklü bir sığınma
hadisesidir.
Peygamber Efendimizin(s.a.v) ayakkabısı
ve sandaleti
- Namaz kılmak: Mevlid Gecesi ve gündüzündeki namazları
cemaatle kılmaya son derece gayret göstermelidir. Kaza namazı bulunan kimseler,
bu namazlarını kaza etmeye çalışmalıdırlar. Üzerinde namaz borcu olan kimsenin
bu gecede hiç olmazsa bir günlük namaz kaza etmesi uygun olur. Böylece hem
borcunu öder hem de geceyi ihya etmiş olur. Tekellüf yani
zorakilik-bitkinlikten kaçınılmak sûretiyle nafile namaz da kılınmalıdır.
Mevlid Gecesi namazının muayyen bir şekli yoktur. Mümkünse, kandil gecesi
olması sebebiyle tesbih namazı kılınır. Secde ayetleri okunup, secdeler
yapılır. Dua edilir.
- Mevlid Gecesi gündüzünde mezarlar, bizden dua bekleyen
yakınlarımızın kabirleri ziyaret edilmeli. Ruhlarına Kur'an-ı Kerim okumalı,
dua etmeli, onlar için de ALLAH Teâlâ'dan
afvü mağfiret dilemeli, böylelikle ruhları şad edilmelidir. Ayrıca
Peygamberimiz (S.A.V.)in, ashabın, tabiinin, diğer büyüklerimizin, akrabalarımızın
özellikle analarımızın, babalarımızın... Kısacası bütün Müslümanların ruhlarına
Kur'an-ı Kerim okunmalıdır.
Peygamber Efendimizin (s.a.v) sakalı şerifi
- Mevlid Gecesi ve
gündüzünde fakir fukarayı, yetim ve kimsesizleri görüp gözetmek, ihtiyaç içerisinde
kıvranan din kardeşlerimizin yardımlarına koşmak, onlara imkanlar ölçüsünce
tasaddukta bulunmak mutlaka yapmamız lazım gelen bir husustur. Çünkü Cenab-ı
Hak:"ALLAH Te âlâ sana ihsan ettiği gibi sen de başkalarına ihsan
et." (Kasas Sûresi: 77) buyurmaktadır. Ebu'd-Derda (R.A.)den rivayete göre
Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: "Fakirleri kollayıp gözetiniz. Çünkü siz
aranızdaki fakirler sayesinde (onların duası bereketi ile) rızıklandırılıyor ve
ALLAH Teâlâ'dan yardım görüyorsunuz," (Ebû Davud, Cihad: 70, Tirmizi,
Cihad: 24, Nesei, Cihad: 43, A.b.Hanbel, 5/198) buyurdu
Peygamber Efendimizin (s.a.v) mührü
Peygamber Efendimizin (s.a.v)Kılıcı
HAYIRLI KANDİLLER...
15 Aralık 2015 Salı
ABBASİ GECELERİ
KİTAP ADI:ABBASİ
GECELERİ-YAZAR:MUHAMMED B.DİYAB EL ETLİDİ
YAYINEVİ: BORDO/SİYAH
TÜRKÇESİ:ERKAN
AVŞAR
KİTABIN TÜRÜ:KÜLTÜR
SAYFA SAYISI:176
KİTAP ÜCRETİ:5 TL
Bugün yine her zaman ki gibi okuma köşeme kurulup kahvemi ve
kendi elceyizlerimle yapmış olduğum kurabiyelerimi de alarak bu güzel kitabı
okuyup inceledim. Gayet güzel ve doyurucu bir kitap oldu benim için İslam
klasik çağ ile ilgili çok güzel bilgiler edindim. Çok uzun ve çok ince
ayrıntılar olmadığından sıkılmadan okudum ve birkaç saatte bitirdim.
Kitapların arka kapaklarında yazılanlar benim için oldukça
önemlidir.
-----ARKA KAPAK-----
Bu kitabın en güzel yanı,İslam klasik
çağının zengin giysi,yemek,müzik ve eğlence kültürünü olanca ayrıntısıyla
vermiş olmasıdır.Sarayda kullanılan müzik aletleri,şarkıcılar ve elbise türleri
olağan üstü bir titizlikle sunuluyor.Sadece siyasal tarihi değil,günlük hayatın
tarihini de merak edenlerin zevkle okuyacağı bir klasiğe sahipsiniz.
Abbasi geceleri :Sizi sadece kitabın sunduğu ilginç bilgiler
sarmayacak;yazarın üslup nefasetine de doyamayacaksınız.
-----BANA KALANLAR-----
Böbürlenen
insanların,nasıl ters düz olabilecekleri
Ummadık taş baş yarar atasözünün doğrulandığını,
Herkesin elindekilerle yetinip bunlara sahip çıkmalarına,
Hakkı olana hakkının verilmesi gerektiğini yoksa Rabbin bir
şekilde seni şaşırtarak hakkına hakkını vereceğıni…
Kurulan yuvaları kıskançlık ve münafıklıklar sokarak yıkan
insanların ergeç kendi yuvalarının da yıkılacağı…
Allahın ol derse olmayacağı hiçbir şeyin bulunmadığını ve
buna inanarak asla asla demeyeceğimizi…
Güzel ahlakın asla
çirkinliklere boyun eğmeyeceğini…
İnat eden kişinin inat ettiği yol doğru yolsa mutlaka
inadının karşılığını alacağını yanlış yol ise elbet birgün mucizeyle inadının
kırılacağı…
Etiketler:
Abbasiler,
bordo siyah yayınları,
Erkan Avşar,
gece,
günlük hayat,
İslam klasik çağ,
kitap,
kitap özeti,
kültür,
MUHAMMED B.DİYAB EL ETLİDİ,
Okuduklarım,
saray,
siyasi tarih,
üslup
13 Aralık 2015 Pazar
27 Ağustos 2015 Perşembe
ACİZ AŞK
Bir insana aşık olmak da hemen hemen aynı olabilir. Nasıl mı
? Aşık olduğuna yani ona ulaşamamak, onun gönlüne yer edipte orada yaşayamamak,
sürekli özlem duyup o özlemi dindirememek sürekli hayal kurup o hayalleri
gerçekleştirememek o kadar zordur ki . Eee bir de işin içine keşkeler girmişse
halin harap ve biçare demektir. Bu aşktan ne kaçış nede kurtuluş vardır…Bu
aşkta yalnızca ebedi elem vardır…
Aşksız ve çaresiz kalmamak ümidiyle…
25 Ağustos 2015 Salı
GİRNE YAT LİMANI
Birkaç kere gelmiş olamama rağmen her geldiğimde ayrı bir
heyecan yaşıyorum Kıbrısı gezerken özelliklede Girne’nin yat limanında vakit
geçirmeyi akşam yürüyüşleri yapmayı ve buranın serinliğini seviyorum. Saatlerce
burada limanı izlemek gemilere bakarak dalıp gitmek benim için paha biçilemez.
Burada birbirinden güzel restoranlar, barlar, kafeler,
marinalar var oldukça da kalabalıklar. Ama ben burada ki kafeler de barlar da
vakit geçirmek yerine buradaki o eski Venedik yapımı evleri, o rengarenk
balıkçı teknelerini ve ışıkların suya yansımasını izleyerek vakit geçirmeyi,
huzura doymayı seviyorum. Buraların eskiden ne durumda olduklarını düşünerek
zamanın ne kadar çabuk geçtiğine her daim şahit oluyorum.
Mesela şu anda restaurant ve bar işlevi gören binalar,
önceleri Anadolu’ya ve Avrupa’ya Kıbrıs’tan ihraç edilen harup (keçi boynuzu)ve
tuz için ambar olarak kullanılıyormuş. Harup ve tuzun ihraç edilmesinde önemli
bir yer tutan limana İngiliz Sömürge Döneminde dalgakıran ve tek katlı taştan
yapılmış gümrük binası inşa edilerek geliştirilmiş. Daha sonra da bu gümrük
binasına ikinci kat ilave edilmiş. Bu günkü son şeklini alan yapı ise şu anda
Marina Ofisi olarak kullanılıyor.
Ben genellikle buraya geldiğimde önce herhangi bir kafe
de güzelce Türk kahvemi içiyorum bazen
mekanı incelerim ya da çokça kitabıma odaklanırım sonra da dondurmamı
çekirdeğimi alarak limana doğru rotayı çizerim biraz yürüyüş yapıp yorularak
kayalıklarda soluğu alırım.
Sevgili arkadaşıma da bunu anlattığım da hadi beraber de
yapalım dedi ve beni çok mutlu etti.Bu yazdıklarımı onunla da tek tek aynı
sırayla yaptım ve tadına doyulmaz bir huzura doyarak günümüzü noktalandırdık.
Her akşam geldiğimde de fotoğraf çektirmeyi ihmal etmedim.
Gündüz geldiğim de ise alışveriş yapmaktan kendimi alıkoyamadım tabi ki biz
bayanlar alışveriş yapmadan duramayız malumunuz üzere… Ayrıca çoğu kez de yemek
yedik özelliklede balık menüleri harikaydı.
Sizlerinde Girneye gittiğinizde mutlaka bu limanda böyle
anlar yaşamanızı ve keyifli sohbetler yapmanızı öneririm gerçekten unutulmaz
anılar bunlar. Bir de aklınızda bulunsun buraya gelirken yaz mevsiminde de olsanız ince bir hırka bulundurunuz yanınızda çünkü çok esiyor...
Etiketler:
balık,
bar,
cafe,
cyprıs,
gece,
gemi,
Gezilerim,
girne,
gündüz,
Harup,
kahve,
keçi boynuzu,
kıbrıs,
liman,
Marina,
tuz,
venedik,
yat,
yat limanı,
yemek yemek
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
BURSA YEŞİL CAMİ & YEŞİL TÜRBE
Bahçelievler Belediyesinin düzenlemiş olduğu günübirlik Bursa gezisine katıldığım ve soluğu o çok istediğim Yeşil Cami de aldığım anı paylaş...
-
KİTAP:İTALYANCA AŞK BAŞKADIR YAZAR:MEAVE BİNCHY ÇEVİRİ:LALE BUDAK YAYIN:DOĞAN KİTAP SAYFA SAYISI:415 KİTAP ...
-
Bir gezi sırasında hadi şu müzeye de bakalım diye girip gezdiğimiz müzelerden biri idi.Ama gördüğümüz eşsiz eserler karşısında büyü...
-
Yolum Kıbrıs'a düştü madem gezmemek olmaz.Hele de özel anlam taşıyan yerleri görmeden, o yeri bilmeden, öğrenmeden geçip g...
-
Adilcevaz’a ilk gittiğimde etraftaki marketlere baktığımda çuval çuval cevizlerin satıldığını gördüm. Ekstradan yanında da ...
-
İki yıl boyunca her canım sıkıldığında kaçıp kaçıp kafa dinlemeye geldiğim bir yerden bahsetmesem olmazdı tabi ki... Sahil dediğim...















