izlediklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izlediklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2015 Perşembe

CENNETİN RENGİ


      Bir filmden beklentiniz nedir? Eğer kendiniz gibi olmayan bir insanın hayatını öğrenmek ve empati kurmak isterseniz bence bu filmi izlemelisiniz derim.

     Ben bu filmi aslında rastgele izledim.Farsça dilini öğrenmeye ve anlamaya daha doğrusu telaffuzların ne derecede yapıldığını duyabilmek için Farsça filmler izlemeye çalışıyorum.
Yine bir film ararken youtube de Cennetin Rengi adlı filme denk geldim ve izlemeye başladım. Filmi mi takip edeyim göz yaşlarımı silip silip alt yazılara mı bakayım ? Bilemedim…Üst üste iki kere izledim ve yine duygulandım.


     Film de gözleri görmeyen bir çocuğun yaşamını anlatıyor. Küçücük yaşında annesini kaybettiğinden ve onu ninesinin büyüttüğünden bahsediliyor. Ve köyde yaşayan ailenin çocuğu hem okuması hemde kendilerinden uzak tutmak için şehre yatılı körler okuluna gönderildiğini anlatıyor. Genç yaşta eşinin ölümü üzerine çocuklarıyla bir başına kalan babanın çaresizliğinden ve çalışmak zorunda olmasından yaşamış olduğu sorunları anlatıyor. Ve dramatik bir filmde beklenen son geliyor…Olmadık yerde olmadık şekilde film bitiyor.


      Kesinlikle izlenmesi ve hayatımızda sahip olduğumuz her şeye şükür dilememizi hatırlatan bir film…
Film de en çok çocuğun marangoz ile ağlayarak konuşması ve Allah’ı arayışı,o anlatımı içime dokundu…

Evet kısaca bahsetmek istedim filmden umarım merak edip izlersiniz ve benim yaşadığım duyguları sizlerde yaşarsınız. 



     Bu arada film 1999 da çekilmiş olan yani biraz eski bir film. Ama benim kült filmlerim arasına girdi diyebilirim. İran yapımı dramatik bir film. Majid  Majidi’nin senaryosunu yazıp yönettiği filmin başrol oyuncuları  Mohsen Ramazani ve Salameh Feyzi idir.Oyunculukları oldukça başarılıydı çok doğal,samimi,içten bir şekilde oynanılmış. İzlemeye başladığınız andan itibaren sizi içine alan bir filmdi.



                                               buradan frağmanına göz atabilirsiniz :)

3 Aralık 2015 Perşembe

İNCİR REÇELİ

İlk çıktığı yıllarda sinema da izleyip de hüngür hüngür ağladığım bir filmdi incir reçeli. Daha sonrada tekrar tekrar izlediğim filmler arasında yerini aldı.
Bir önceki postum da hiv virüsünden bahsetmiştim. Bu film de bu hastalığı çok güzel bir şekilde işlemiş. Ne çok dram ne de komedi günlük yaşamdan alınmış olan bir film. Oyuncular da karakterlerine o kadar oturmuş ki film siz istemeseniz de izlettiriyor kendisini…


Gelelim filmin kurgusuna ;Metin adında bir adam var ki bu adamı Halil Sezai Paracıkoğlu canlandırıyor.Bu adamcağız televizyon showları skeçler yazıyor. En büyük hayali ise senaryosunu yazdığı bir filmin çekilmesidir. İşini yaparken ve hayalinin peşinden koşarken geçmektedir günleri.Yani bizim hayatlarımız gibi sıkıcı ve sıradan.Ne yani yok mu hepimizin bir işi ve peşinden koştuğumuz hayallerimiz.Ama bir gün hiç beklemediği bir anda hayatına olmadık şekilde biri girer.Ve Metin bey aşık olur. Kim mi bu kız: Duygu yani Melike Güner . Duyguda kimin nesi diye sorarsanız eğer hıv virüsü taşıyan ve bu hastalıkla yaşamak zorunda olan bir kız. 

En basit bir rahatsızlığında vücudunun zayıf düşeceğini ve kısa sürede öleceğini bildiği için hayatını istediği gibi yaşamaya karar vermiş olan bir kız.En güzelini düşünmüş bence. Zaten biz insanlar hayatı yaşamayı hiçbir şeye üzülmemeyi iş işten geçtikten sonra yapmıyor muyuz?
Neyse dönelim filmimize filmin temel  konusu tabi ki bu hastalık fakat aşksız da olmaz yani.Hani tüm aşklarda son zamanlarda hep cinsellik ön plana çıkarılıyor ya bu filmde de cinsellik olmadan aşkın ne kadar da güzel yaşanabileceği anlatılıyor. Onlar için birlikte zaman geçirmek daha önemli…

Evet filmin görüntü kalitesi, müzikleri, konusu bence gayet güzel hatta defalarca izlenilecek kadar güzel…Bazı yorumlar da filmin iyi olmadığı halde çok abartılı olduğu söyleniliyor.Ben bu sözlere katılmıyorum eğer iyi olmasaydı Halil Sezai bu kadar tanınılır hale gelmezdi.Müzikleri bu kadar patlamazdı.Hatta ve hatta devam filmi çekilmezdi.

Evet devam filmi de çekildi. Orada da bu hastalıktan hayatını kaybetmiş olan bir kişinin arkasında bırakmış olduğu kişiden bahsediyor.Ve o kişinin bu acıyla nasıl devam ettiğini anlatıyor.

Bence eğer izlemediyseniz biran önce izleyin derim…

26 Kasım 2015 Perşembe

HER ÇOCUK ÖZELDİR


  
     İzlenilmesi gerektiğini düşündüğüm bir AAMİR KHAN filmini paylaşmak istiyorum.
Hazır Öğretmenler gününü kutlamışken bu filme de dikkat çekmek istedim.
Defalarca izlemiş olduğum bu film her izlediğimde bana yeni bir şeyler kattı ve her izlediğimde sanki ilk defa izliyormuşum gibi gözyaşlarım durmadı.
 Her filmin tabi ki çekilme amacı izlenmesidir fakat bazıları toplumsal sorunları ele almış ve bilgi vermek amaçlı çekilmiştir.

İşte bu filmin amacıda budur.
Filmde görmüş olduğumuz bir öğrenci var adı İshaan (Darsheel Safary) bu öğrenci diskleski hastası fakat ne ailesi ne okuduğu okuldaki öğretmenleri bunun farkında değiller.Aslında farkında olmaları için İshann bir çok şey yaşamış ve onlara aksettirmiştir.Bir öğretmen nasıl öğrencisinin yazmış oluğu yazıdan bu sorunu anlayamaz ki...
                                                                                                                                                                      Psikoloji derslerini alan formasyon alan bu öğretmenler nasıl bilemezler ortada bir tuhaflık olduğunu ben çözemedim.Fakat ne kadar tahammülsüz ve sorumsuz olduğumuzu bu film ile bir kez daha gördüm.Ayrıca yardımcı olmak yerine daha fazla sorun çıkarmak kolay geliyor herhalde...

Hadi okulu,öğretmenleri geçtim de bir annenin bir babanın böyle bir sorunu anlayamaması ve ortada o kadar açık olmasına rağmen her şey...

İşte bazen hayattan ümidimizi kestiğimiz anda Allah tarafından biri gelir ya ve o bizim en büyük şansımız olur.Evet burada da bu mucizeye şahit oluyoruz İshaan'ın tekrar hayata dönmesini sağlayan öğretmen Ram Shankar (Aamir Khan) okula vekil öğretmen olarak geliyor.Gelir gelmez de katı disiplinli olan okulda bütün öğrencilerin hayatlarına dokunuyor. Özellikle de hayat ile bağlantısını koparmış olan İshaan'ın hayatına dokunuyor.Çoğu öğretmenin yapmayacağı şeyleri yapıyor.


            Araştırıyor,öğrencisine faydalı olmak adına daha çok vakit ayırıyor,onun sorunun çözüyor.
Ailesine gidiyor yaşantısını öğreniyor ailesine çocuklarının durumunu açıklıyor ve çocuklarını kaybetmemeleri için onları uyarıyor. Veee sonunda topluma bir değer daha katılıyor.Bir öğretmenin bir eğiticinin sayesinde...




Benim için izlenilmesi ve ders alınması gerekli olan bir filmdir...

Sizlerinde izleyip paylaşmanız dileğiyle.



                                        Filmi merak ederseniz diye fragmanını da ekledim :)


7 Eylül 2015 Pazartesi

PİRAMİT Mİ ?


Son zamanlarda evde kalınca mecburiyetten televizyon izlemek durumunda kalmaya başladım.Bazen iyi de oluyor hani televizyon izlemek daha önceden izlememiş olduğum güzel filmleri izleme fırsatı buluyorum.Yeni yeni dizilere rastlıyorum arada zap yapa yapa kanalları geziyorum.
Dün de yine tv kanallarını gezinirken bir yarışma proğramına denk geldim adı Piramit ve bu yarışma da Evrim Akın'ın performansı inanılmaz.Sunucuyu zaten dizilerden tanıyoruz Yusuf Çim.Tabi Gökhan Yakılgan'ı da göz ardı etmemek lazım hele anlattığı her kelimenin sonunda heyecanlanıp yaşa demesi beni benden ediyor.Gayet doğallar ben hiç bir yapmacıklık görmedim ve severek izledim.
Hatta sonradan izlemediğim bölümlerini de internetten izledim.

Yarışma da en çok göz gözü görmeden adlı bölümü sevdim.Harika ya normalde dokunmaya tahammül edemeyeceğimiz şeyleri bile burada gözü kapalı şekilde dokunarak,koklayarak ya da tadına bakarak yarışma arkadaşına anlatmaya çalışıyorsunuz.Çok keyifli yaa çok beğendim.



Diğer bölümleri de performansa ve hızlılığa dayalı olduğundan ve de zekaya önem verildiğinden dolayı gayet izlenilmeye ve yarışmacıların da heyecanlarına ortak olunmaya değer diye düşünüyorum.
Sizlerin de izlemesi ve keyifli dakikalar geçirmesi dileğiyle...

BURSA YEŞİL CAMİ & YEŞİL TÜRBE

Bahçelievler Belediyesinin düzenlemiş olduğu günübirlik Bursa gezisine katıldığım ve soluğu o çok istediğim Yeşil Cami de aldığım anı paylaş...